Türkiye Üyeleri
Şengül Akçar (2000)
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı
1986’da Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nı kuran Şengül Akçar, yoksullukla mücadelede katılımcı süreçler yaratarak kadınların liderlik ve girişim kapasitelerini geliştirmeyi amaçladı. Öncelikle erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetlerini yoksul kesimde yaygınlaştırmak üzere yeni bir model geliştirdi. Annelerin liderliği, aile ve mahalle katılımını ve alternatif bir eğitim yaklaşımını içeren, uluslararası ödül alan bu modelle on binlerce kadın ve çocuğun bu hizmetlerden yararlanmasını sağladı. Kadınlara yerel düzeyde örgütlenme modeli sunarak, sosyal ve ekonomik girişimlerine ve yerel kararlara dahil olma çabalarına kurumsal bir kimlik kazandırmak üzere kadın kooperatifleri fikrini geliştirdi. Yirmiden fazla kadın kooperatifinin kurulmasını sağlayan ve Türkiye'de ilk mikrokredi uygulamasını hayata geçiren Akçar bu proje ile 2000’den fazla kadını iş sahibi yaptı.
Nebahat Akkoç (2000)
KA-MER
1997 yılında KA-MER'i kuran Nebahat Akkoç, kadınların acil ve kritik ihtiyaçlarına cevap verirken, aynı zamanda kadınların birer vatandaş, eş, anne olarak haklarının farkındalığını artırmasını amaçlıyor. 160 kadının namus cinayetine kurban gitmesini engelleyen Akkoç, Diyarbakır, Mardin, Batman, Bingöl, Kızıltepe olmak üzere 23 ayrı ilde kadınları ve haklarını korumak adına çalışmalarına devam ediyor. Time dergisinde yayınlanan “modern çağın kahramanları” listesinde yer alan Nebahat Akkoç, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde güçlü bir kadın hareketi yaratılmasının mümkün olacağını düşünüyor.
Victor Ananias (2000)
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Ege’nin kırsalında ve çeşitli ülkelerdeki değişik ekolojik-sürdürülebilir yaşam kültürlerini deneyimleyen Victor Ananias 1992 yılında Bodrum'da Buğday Lokantası ve Kültür Merkezi’ni kurdu. Bu merkezde ekolojik yaşam hakkında eğitimler, toplantılar, aktiviteler düzenlendi. Farklı geçmişten gelen insanlar yaşamsal değerlerini paylaştılar. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ile çalışmalar yapan Ananias Türkiye'de ilk defa gerçekleştirilen bir çok ekolojik yaşam uygulaması, bu yöndeki bütüncül projelerin vizyonunun oluşturulması, hayata geçirilmesi gibi adımlarda aktif oldu. Halen kurucularından olduğu Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin yönetim kurulu başkanlığını yapıyor ve ekolojik mimari, ekolojik tarım, tüketim bilinci, sürdürülebilir kırsal kalkınma gibi konularda çalışmalarını sürdürüyor
Güneşin Aydemir (2003)
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Yaklaşık 15 yıldır çeşitli doğa koruma projelerinde ve sivil toplum kuruluşlarında gönüllü, yarı gönüllü ve profesyonel olarak çaba gösteren Aydemir, 2003 yılından bu yana doğa koruma konusundaki etkinliklerini kısıtlayarak doğayı koruyan yaşam biçimlerine yöneldi. Aynı amacı taşıyan Buğday Derneği içerisinde, yöneticilik, proje üretimi ve uygulanması, yürütülen projelerin koordinasyonu alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Amacı, paranın çok kısıtlı kullanıldığı, üretim ve tüketim ilişkilerinin ve ihtiyaçlarının doğanın sınırları ile tanımlandığı yaşamsal bir birlik oluşturmak. Bunun için aynı yolda yürüdüğü arkadaşları ile birlikte Küçükkuyu - Çanakkale'de ekolojik bir bölgenin kurulması için adımlar atıyor.
İbrahim Betil (Danışman Üye 2004)
Toplum Gönüllüleri Vakfı
İş hayatına sanayicilikle başlayıp bankacılıkla devam eden Betil, 1994 yılından başlayarak eğitim alanında sivil toplum çalışmalarında yoğunlaştı. Dört okulun kuruculuğuna ek olarak , 8 yıl süreyle, yılda 07-14 yaş grubunda 150 000 çocuğun okul sonrası öğrenimlerine destek veren bir STK’nın kuruluşuna ve ülke genelinde yaygınlaşmasına öncülük yaptı. Halen kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Toplum Gönüllüleri Vakfi'nda (TOG) 17-25 yaş grubunda duyarlı bir gençliğin oluşumuna katkıda bulunmayı ve bu genç gönüllülerin katılımı ve öncülüğünde; çeşitli sosyal hizmet projelerinin, ilgili kurumların desteği ile hayata geçirilmesini ve gençlerin enerjisini toplumsal yarara dönüştürebilmeyi amaçlıyor.
Naşide Buluttekin (2006)
Umut Işığı Kadın Kooperatifi
Naşide Buluttekin, Silopi Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğrenci olarak çalıştıktan sonra KEDV’in Diyarbakır’da yürüttüğü Yerel Kalkınmada Kadın Liderliğinin Desteklenmesi Projesi kapsamında saha çalışmalarını yürüttü. Diyarbakırda, yoksul kadınların kendi örgütlerini kurmalarına ve kendi ihtiyaçları için harekete geçmelerine inandığı için, sahada çalıştığı kadınlarla Umut Işığı Kooperafi’ni kurdu. Diyarbakır’ın fakir ve suç oranının Türkiye çapında oldukça yüksek olduğu bir mahallesinde açtığı ana çocuk eğitim merkezlerinde, anneleri de eğitim sürecine katarak çocukların sağlıklı olarak gelişimine destek veriyor. Okul öncesi eğitim modelini, bu mahallelede yaşayan ”mahalle anneleri” aracılığıyla ugulayan Naşide Buluttekin, çocukların suça ve sokağa itilmesini engelliyor. Umut Işığı Kadın Kooperatifi bir yandan çocukların sağlıklı gelişimine destek olurken, mahallede yaşayan kadınlara da bir çok alanda eğitim veriyor, toplumsal yaşama aktif olarak katılımını sağlıyor. Kooperatif, kurulduğu 2002 yılından bu yana 1000 kadar çocuğa eğitim olanağı sağladı.
M. Tahir Dadak (2005)
Kalkınma Merkezi
Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1989 yılından itibaren Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin çeşitli illerinde kalkınma çalışmalarında yer aldı. Bu alanlarda bir çok kalkınma programının uygulama, planlama ve koordinasyon çalışmalarında bulundu. Bu çalışmalar sırasında bölgede bazı yeni üretimlerin uygulanması, yaygınlaştırılmasına önemli katkıları oldu. TKV’de 12 yıl çalıştıktan sonra, 2001 yılında SÜRKAL Derneğinin kuruluş çalışmalarında yer aldı. 2004 yılında Diyarbakır ilinde bölgeyi de kapsayacak kırsal ve kentsel kalkınma ile ilgili konularda çalışmalarda bulunmak üzere yerel, farklı meslek gruplardan oluşan bir ekiple Kalkınma Merkezi Kooperatifi’ni kurdu. Kooperatif; araştırmalar, yoksullukla mücadele programları ve kapasite geliştirme çalışmalarına ilişkin planlama ve uygulamalarda bulunuyor
Selma Demirelli (2007)
Nilüfer Kadın Kooperatifi
Kendisi de bir depremzede olan Selma Demirelli, Düzce’de yaşayan depremzede kadınları bir araya getirerek ekonomik ve barınmayla ilgili sorunlarına çözüm üretiyor. Türkiye’de bir ilk olan kadın yapı koopertaifinin kuruluşuna öncülük eden Selma, 2002 yılında kurduğu Nilüfer Kadın Kooperatifi aracılığıyla kadın girişimciliğini destakleyerek, kadınların iş kurmalarını ve gelir getirici faaliyetlerde bulunmalarını sağladı. Türkiye’nin ilk kadın yapı
kooperatifinin kurulmasına öncülük yapan Demirelli, Türkiye’nin bir çok bölgesinde yaşayan dar gelirli kadınlar için bir esin kaynağı oluyor ve bu modelin yayılması için yoğun çaba harcıyor.
Dr. Nevin Eracar (2003)
Otistikler Derneği
Psikolog Nevin Eracar, toplum tarafından dışlanan zihinsel engelli çocukları yeni bir entegrasyon yöntemiyle eğiten ilk kişi oldu. Farklı doğan ve farklı hareket eden insanlarla bir arada yaşamanın yollarını topluma gösteren bu yaklaşımı uygulayarak sistematik bir değişim yarattı. "Farklılıklar ile birlikte yaşamayı öğrenmek" olgusunu ilk önce otistik çocuklar ile yaptığı çalışmalarda hayata geçirdi. Spor ve sanat ile tedavinin yanı sıra, farklı olanların topluma uyumunu sağlayarak birlikte yaşamayı öğretmeyi hedefliyor.
Senem Gül (2007)
İlk Adım Kadın Kooperatifi
Ekonomik nedenlerle 1998’de ailesiyle birlikte Kahramanmaraş’tan İstanbul’a göç eden Senem Gül, İstanbul Nurtepe’de yaşayan kadınlarla birlikte kurduğu İlk Adım Kadın Kooperatifi ile yaşadığı bölgenin sorunlarına çözüm arıyor. Farklı etnik kökenlerden ve siyasi fikirlerden gelen 19 kadından oluşan bir grupla başlattığı çalışmalar, bugün 800’den fazla kadına ulaşıyor. Kendi sorunlarından yola çıkarak başlattığı çözüm arayışını tüm mahallenin kadınlarını da bu sürece demokratik bir biçimde dahil ederek sürdüren Senem, çocuklara okul öncesis eğitimin de sağlandığı, güvenli bir merkezin kurulmasına öncülük etti. Burada kadınların vatandaşlık haklarının bilincine varmalarını sağlayan eğitimler almalarına yardımcı oldu. Yeni bir kadın liderliği formu oluşturan Senem, yoksul ve şiddet ortamının yoğun olduğu bir mahallede, mahalle sakinlerini de örgütleyerek yoksullukla mücadele ediyor. Kadınlar için kollektif iş imkanları yaratıyor. Bu faaliyetlerden sağlanan gelirlerin önemli bir bölümü, kadın ve çocuk eğitimleri için harcanıyor.
Korhan Gümüş (2004)
İnsan Yerleşimleri Derneği
Korhan Gümüş, yerel yönetimlerde tüm tarafların karar süreçlerine dahil olduğu katılımcı bir modelin yaratılması konusu ile ilgeleniyor. Gümüş, bu ana amacın bir alt kolu olarak büyük deprem riski altındaki İstanbul'da önlemler alınması için yerel halkı, yerel yönetimleri ve konunun uzmanlarını bir araya getiren risk azaltma atölyeleri düzenlemiş ve yerel eylem planlarının hazırlanması konusunda bir model ortaya koymuştur. Bu şekilde meselenin muhatabı kişiler deprem risklerini azaltmak için üzerlerine düşen sorumlulukların farkına varıyor ve sorumlulukları yerine getirmek için gerekli desteği alabiliyor. Aynı şekilde kentsel alanda başarılı yönetim pratikleri oluşturulması için İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti, UNESCO Dünya Kültür Mirası gibi konularda yerel ve uluslararası ortaklık platformlarının oluşturulması için çalışıyor.
Halime Güner (2006)
Uçan Süpürge
1975’ten bu yana kadın hareketinin içerisinde yer alan, Halime Güner Kadından Sorumlu Devlet Bakanları’na danışmanlık yaptı. 1996 yılında Uçan Süpürge’yi kuran Güner, 2002 yılında Yerel Kadın Muhabirler Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye genelinde tek tek illerden baslayarak kadın gündeminin ‘görünür’ kılınmasına, kadın muhabirler yetiştirerek toplumsal cinsiyete duyarlı haberlerin üretilmesine büyük katkı sağladı. Bu alternatif kadın haber ağının genişlemesi ve kadın muhabirlerin yeni haber kaynaklarıyla buluşturulması amacıyla 2003 yılında hayata geçirdiği “Köprüler Kuruyoruz” adlı bir başka projeyle 81 ilin tamamında kadın toplantıları düzenledi. Binlerce kadınla bir araya geldiği bu toplantılarda kadınların talepleri, beklentileri ve önceliklerinin ülke gündemine taşınmasını sağladı; ekibiyle birlikte, kadın yaşantıları ve sorunlarına dair farkındalık yarattı. Halime Güner, Türkiye genelinde kadın kuruluşları ve grupları ile kamu kurumları ve diğer sivil toplum kuruluşları arasında iletişimin ve diyaloğun güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Nazmi Ilıcalı (2005)
Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Birliği
Emekli bir edebiyat öğretmeni olan Nazmi Ilıcalı, tarımın sorunlarının çözülmesi için mutlaka örgütlenmek gerektiğine inandığı için üç yıl önce Erzurum'da Daphan Ovası Sözleşmeli Organik Tarım Projesi'ni başlattı. Kısa bir sürede, Doğu Anadolu Bölgesi’nin gelişmesinde önemli rol oynayan Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Birliği’ni (DATÜB) kurdu ve Genel Başkanı oldu. Bu birlik aracılığıyla, 3 yılda 12 ilden 3 bin çiftçiyi tek çatı altında topladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2005'te hazırladığı İstanbul'a Göçü Önleme Projesi çerçevesinde imzalanan bir protokolle bölgede üretilen organik buğdayları İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Halk Ekmek Fabrikası'na satan birlik, yılda 10 bin ton organik buğday üretimi yapılmasını sağladı.
Yasemin Ute Kılıç (2003)
Ekolojik Tarım
Almanya’da ekolojik tarım eğitimi alan Yasemin Ute Kılıç son 10 yıldır Eğirdir ilçesinin küçük bir köyünde, hem yörenin elmasını hem de içme suyu kalitesine sahip gölünü ekolojik tarıma kazandırdı. Yasemin burada örnek bir bahçe kurarak ve bölgedeki çiftçilere örnek çalışmalar yaparak işe başladı. Başta elma olmak üzere yeni, hastalıklara dayanıklı meyve çeşitlerini tanıtıp, ekolojik fidanları, gübre ve ilaçları temin ederek, danışmanlık ve pazarlama yoluyla ekolojik meyveciliği Eğirdir bölgesinden başlayarak bütün ülkede yaygınlaştırmaya çalışıyor. Amacı, kırsal kalkınma, çevre dostu tarım ile sürdürülebilirlik sağlamak, sağlıklı gıda sunmak.
Yusuf Kulca (2001)
Umut Çocukları Derneği
Yusuf Kulca'nın yaklaşık yirmi yıl önce başlattığı sokak çocuklarıyla ilgili öncü çalışmaları sonucunda, bugün çocukların kalabilecekleri bir yer, yiyebilecekleri yemek ve -eğer aileleri varsa- onlara dönebilmeleri için danışmanlık hizmeti alma imkanları, iş olanakları var. Sokak çocukları ile ilgili çalışmaları özellikle son yıllarda tüm Türkiye genelinde örnek alınan Yusuf Kulca, artık hem kamu hem de sivil kuruluşlara danışmanlık yaparak yeni çalışma alternatiflerinin oluşmasında aktif rol oynuyor.
Dr. Ömer Madra (Danışman Üye
Açık Radyo (94.9)
Uluslararası ilişkiler ve uluslararası insan hakları hukuku konularında akademik çalışmaları bulunan Dr. Ömer Madra, akademik hayatın dışında da yazıları, sözleri ve aksiyonları ile demokraside sivil katılımın geliştirilmesi için uzun süredir çaba harcıyor. Madra, 1995’te bu hedefte yürümesine yardımcı olabilecek bir projenin kurucuları arasında yer aldı. Sayıları yüze yaklaşan arkadaşı ile birlikte Türkiye’de ilk kez bağımsız, dinleyici destekli bir radyonun kuruluşunda öncü rol oynadı. 11 yılı aşkın yayın hayatında 750’yi aşkın sayıda insanın gönüllü olarak hemen her konuda program yaptığı Açık Radyo’nun amacı, “kâinatın tüm seslerine, renklerine, ve titreşimlerine açık” olmak şeklinde özetleniyor.
Nasuh Mahruki
AKUT
Profesyonel bir dağcı olarak doğa koşullarında ve doğal afetlerde arama ve kurtarma çalışmalarına ilgi duyan Nasuh Mahruki, ülke içinde ve dışında gerçekleşen doğal afetlere karşı liderliğini yaptığı, Türkiye’nin 10 farklı bölgesinde konuşlanmış gönüllü ekipleriyle çok önemli bir boşluğu dolduruyor. Kriz öncesi süreçlerde; risk yönetimi temalı eğitim ve hazırlık çalışmaları ve tatbikatlarla her seviyede bilgi paylaşımı gerçekleştirilirken, kriz dönemlerinde de etkin, hızlı ve doğru müdahalelerle insanların yaşamlarını kurtarma görevi yerine getiriliyor.10 yılı geçen bu çabalarla, sivil örgütlenmelerin hemen her konuda disiplinli ve etkin olabileceği gerçeğini kanıtlayarak ülkede sivil girişime bakışı pozitif anlamda değiştirdi.
Arzum Meleksoy (2007)
www.alisbagis.com.tr
Türkiye’de yurttaş sektörünün gelişimine oldukça yenilikçi bir çözümle katkıda bulunan Arzum Meleksoy, www.alisbagis.com.tr sitesiyle toplumsal projeler hakkında kamuoyunu bilgilendiriyor ve ticari kuruluşlarla yurttaşlar arasında köprü kurarak bu toplumsal projelere finansal kaynak yaratıyor. Toplumsal projelerin finansmanı sorununa oldukça yaratıcı bir yöntemle, teknolojiyi kullanarak yaklaşan Arzum, bu platform aracılığıyla bugüne dek bir çok projenin gerçekleşmesine destek oldu. www.alisbagis.com.tr aracılığıyla, Internet kullanıcıları, hiç para harcamadan sadece sanal alıveriş sitelerine bu site üzerinden bağlantı kurarak veya elektronik tebrik kartı gönderirken aynı sitede yer alan ilgili adreslere tıklayarak, Türkiye’nin önde gelen yurttaş sektörü kuruluşlarınca gerçekleştirilen proje ve çalışmalara maddi destek verebiliyor.
Prof. Dr. Mustafa Sarı
Doğa Gözcüleri Derneği
Mustafa Sarı, dünyanın en büyük soda gölü olan Van Gölü'nün tuzlu-sodalı sularında yaşamaya alışmış inci kefalının korunarak kullanılması yönünde çaba harcıyor. Bir taraftan balığın korunması için yasal değişikliklerin yapılması sağlanırken, bir taraftan balığın üreme göçü esnasında avcılık yapan köylüler yeni geliştirilen bir katılımcılık yöntemi ile ikna ediliyor. Yerel halkın sosyal, kültürel ve ekonomik yapısıyla uyumlu alternatif geçim kaynakları geliştirilerek, bunlar köylerde tanıtılıyor. Sürdürülebilir balıkçılık yönetimi için balıkçılar, çiftçiler, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, korumayı sağlayan güvenlik birimleri bu çalışmalara etkin olarak katılıyor. Mustafa Sarı önderliğinde yürütülen bu sosyal girişimcilik sonucunda, inci kefalının nesli tükenme tehdidinden kurtuldu, balıkçı köylerinin neredeyse tamamı koruma çalışmalarına katkı sağlar hale geldi. Balıktan sağlanan gelir 3.5 milyon USD'dan 8 milyon USD'a yükseldi. Balıkçı köylerinde kızların okullaşma oranı arttı, bebek ölüm oranları düştü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yürütülen tüm çalışmaları kurumsal olarak sahiplenerek sürdürüyor. Kısaca Van Gölü çevresinde merkezinde inci kefalının yer aldığı küçük bir kırsal kalkınma modeli ortaya çıktı.
Ercan Tutal
Alternatif Yaşam Derneği
Almanya Tübingen Üniversitesinde “İtalyan ve İngiliz Dili Edebiyatı” okuduktan sonra Türkiye’ye geri dönerek “engellilik” sorununda toplumsal dönüşüm ve değişiklikler yapmak için çalışmaya başladı. Engellilerin sosyal yaşama tam ve eşit katılımını olanaklı kılan, uygunluk ve ulaşılabilirlik standartlarında öncü ve önder bir kuruluş olan Alternative Camp’ı kurdu. 2002 yılındaki kuruluşundan beri sosyal dezavantajlı gruplara ve bireylere tamamen gönüllülük temelli hizmetler sunan Alternative Camp’ın gönüllüleri ve katılımcıları Türkiye’den olduğu kadar dünyanın birçok ülkelesinden geliyor. Tutal daha sonra sosyal yaşamın dışında tutulanlara “engelsiz toplumsal yaşam” sunabilmek için alternatif ve yenilikçi projeler üretip uygulayan Alternatif Yaşam Derneği’ni de (AYDER) kurdu.
Zeynep Uluer
Özel Sektör Gönüllüleri Derneği
Zeynep Uluer, özel sektörde çalışan, iyi eğitim görmüş, donanımlı çalışanların sosyal sorumluk alarak kendi ülkeleri için gönüllü olarak görev almalarının gerekli olduğunu düşünüp, ilk etapta kendisi olmak üzere Citibank’ta çalışmalara başladı. Daha sonra çevresini işe katarak daha yaygın çalışmalar yaptı. Uluer, şirket gönüllülüğünü geliştirerek sivil toplumu desteklemek için iş dünyasi ve sivil örgütlenmelerin bir arada çalışabileceği bir zemin oluşturuyor.
Nejat Ünlü (2007)
Pozitif Yaşam Derneği
Öğrencilik yıllarından bu yana her türlü ayrımcılığa karşı mücadele eden Nejat Ünlü, HIV ile yaşayan kişiler arasında bir iletişim ağı kurarak tedavilerini kolaylaştırmaya çalışıyor. HIV hakkında bilincin arttırılması, HIV’le yaşayanlara yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesini amaçlayan Nejat, devletin sağlık politikaları ve uygulamalarında iyileşmelerin sağlanmasına yönelik savunuculuk faaliyetleri gerçekleştiriyor. Kurulmasına öncülük ettiği Pozitif Yaşam Derneği aracılığıyla, HIV’le yaşayanlar kadar nların ailelerini ve konuyla ilgili gönüllü sağlık görevlilerini de araya getirerek birbirlerine destek olmalarını ve dayanışmalarını sağlıyor. Dernek çatısı altında kurduğu ve Türkiye’nin ilk ve kapsamlı destek merkezi olan Pozitif Yaşam Destek Merkezi, HIV’le yaşayanlara tıbbi, psikolojik, hukuki ve beslenmeyle ilgili danışmanlık hizmetleri sunuyor. Nejat, HIV ile yaşayanların ve yakınlarının fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan güçlenmelerini sağlamanın yanı sıra yaşadıkları hak mahrumiyetlerinde de savunuculuk görevini üstleniyor.
Berna Yağcı (2007)
İpek Yolu Kadın Kooperatifi
19 yaşından bu yana, yaşadığı kentin sorunlarıyla mücadele eden Berna Yağcı, dar gelirli mahallelerde kurduğu toplum merkezleriyle kadınların kendi sorunlarına sahip çıkmalarına öncülük ediyor. Genç yaşına rağmen yaşıtları gibi büyük şehirlere göç etmek yerine Mardin’in ataerkil ve kapalı toplumsal yapısıyla mücadele eden ve yaşadığı bölgedeki kadınların kendi geleceklerinde söz sahibi olmalarına destek olan Berna, aynı zamanda da farklı etnik ve dini kökenlerden gelen Türk, Arap, Kürt ve Süryani kadınları bir araya getiriyor. Mardin’in iki mahallesinde kurduğu merkezlerde, çocuklara okul öncesi eğitim olanakları sağlıyor, gönüllüler sayesinde kadınların temel eğitim aldığı, mesleki bilgi ve beceri kazandıkları, böylelikle gelir getirici faaliyetlere yönelerek ekonomik bağımsızlıklarını kazandıkları bir ortam yaratıyor. Bunun yanı sıra 2003 yılında kurduğu İpek Yolu Kadın Kooperatifi çatısı altında 30 kadar kadını bir araya getirerek oluşturduğu bir atölyede sabun üretimi yapıyor. Gönüllü tasarım öğrencilerinin markalama ve pazarlama yönündeki katkılarıyla ulusal piyasaya açılmayı planlayan kooperatif, elde ettiği karın bir kısmını dar gelirli kadınlardan oluşan üyelerine dağıtırken, geri kalanını mahallelerdeki toplum merkezlerine aktarıyor.


